Çıngırakçı Çetin’in Karmakarışık Çarşısı
Önce yavaş, sonra doğal hızında, son olarak mümkün olduğunca seri oku.
Çalıştırdığı seslerR · L · S · Ş · Z · Ç · C · K · G
Çıngırakçı Çetin, güneşli bir pazar sabahı, çarşının girişindeki küçük dükkânında kırmızı çıngırakları, çizgili çanları ve gümüş renkli zincirleri raflara dizerken, karşı dükkândaki gözlükçü Gürsel’e seslenmiş:
“Gürsel, şu gümüş zincirleri sağdaki küçük çekmeceye geçir, kırmızı çıngırakları çıkar, çıkardığın çıngırakları çalkala, çalkaladıklarını çizgili çanların karşısındaki raflara şaşırmadan sırala!”
Gürsel gümüş zincirleri geçirirken, Çetin çıngırakları çalkalarken, Rıza kırmızı ruloları sürüklemiş; Şule sarı şalları silkelerken Celal çelik çarkları çevirmiş.
Derken sert esen rüzgâr çarşıyı karıştırmış.
Şallar savrulmuş, zincirler sallanmış, çıngıraklar çınlamış, çarklar çatırdamış, serçeler sıçramış, kargalar gaklamış.
Çetin hiç durmadan:
“Çıngırak çınlar, çelik çark çatırdar, gümüş zincir şakırdar; Gürsel zinciri geçirir, Celal çarkı çevirir, Şule şalı silkeler, Rıza ruloları sıralar! Gürsel şaşırırsa Celal karıştırır, Celal karıştırırsa Şule şaşırır, Şule şaşırırsa Rıza kızar; Rıza kızınca kırmızı rulolar kayar, gri kasalar devrilir, çizgili çanlar çınlar, küçük çıngıraklar çalkalanır, çarşının çakıllı yollarında karmakarışık bir gürültü çıkar!” demiş.