Zorlu Zirvenin Çevik Dağcıları
Önce yavaş, sonra doğal hızında, son olarak mümkün olduğunca seri oku.
Çalıştırdığı seslerR · L · S · Ş · Z · Ç · C · K · G
Zorlu zirvenin kıvrımlı kayalıklarında gezinen çevik dağcı Cengiz, kırmızı sırt çantalı Şakir ile lacivert gözlüklü Selçuk’a seslenmiş:
“Şakir, şu sivri kayalığın çevresinden kıvrılarak geç, Selçuk, sarı çizgili kazıkları sırayla gözle; Cengiz de geride kalan küçük çantaları karıştırmadan gri kasaların karşısına geçir!”
Şakir kayalıklardan sıçrayarak geçerken, Selçuk sarı kazıkları saymış, Cengiz küçük çantaları sıralamış. Derken güçlü bir rüzgâr çıkmış; çakıllar çatırdamış, kuru çalılar hışırdamış, gri kasalar sallanmış, kırmızı çantaların gevşek kayışları şakırdamış.
Selçuk seri seri seslenmiş:
“Kayalığı geç, geçerken kayma; çakılı seç, seçerken şaşırma; kazığı gözle, gözlerken karıştırma; çantayı kaldır, kaldırırken kayışı çözme! Çözdüğünü çek, çektiğini çevir, çevirdiğini geçir, geçirdiğini sırala!”
Şakir daha da hızlanarak karşılık vermiş:
“Rüzgâr sertleşirse kayış gevşer, kayış gevşerse çanta sallanır, çanta sallanırsa Cengiz şaşırır, Cengiz şaşırırsa Selçuk kızar; Selçuk kızarsa sarı kazıklar, kırmızı çantalar, gri kasalar ve çizgili çuvallar birbirine karışır!”
Cengiz hiç duraksamadan:
“Karışanı çıkar, çıkardığını çevir, çevirdiğini çöz, çözdüğünü geçir; geçirdiğini sırala, sıraladığını şaşırmadan göster! Kırk kırmızı kayış kıvrılırken, kırk gri kasa gıcırdarken, kırk sarı kazık sarsılırken, Şakir sıçrar, Selçuk sıralar, Cengiz çevirir; rüzgâr uğuldar, çakıllar çatırdar, kayışlar şakırdar!” demiş.
Sonra üçü birden gittikçe hızlanmış:
“Çıkar–çevir–çöz–geçir; seç–sırala–sıçra–şaşırma; kıvrıl–kaldır–kaydırma–karıştırma!”