Rüzgârlı Çarşıdaki Şaşkın Saatçiler
Önce yavaş, sonra doğal hızında, son olarak mümkün olduğunca seri oku.
Çalıştırdığı seslerR · L · S · Ş · Z · Ç · C · K · G
Rüzgârlı çarşının kıvrımlı sokağında çalışan saatçi Rıfkı, güneş doğar doğmaz kırmızı çerçeveli dükkânının gıcırdayan kepengini kaldırırken, karşı köşedeki gözlüklü çırak Cezmi ile çizgili şallı Gülşen’e seslenmiş:
“Cezmi, şu çizik saatleri seç, seçtiğin saatleri sırala, sıraladıklarının camlarını sil; Gülşen, küçük çelik çarkları çıkar, çıkardığın çarkları çevir, çevirdiğin çarkları kırmadan gri kutulara geçir!”
Cezmi saatleri sıralarken, Gülşen çarkları çevirirken, Rıfkı kırmızı kutuları raflara yerleştirmiş. Derken sert bir rüzgâr dükkânın kapısını çarpmış; saatler şıkırdamış, çarklar zangırdamış, kutular kaymış, küçük vidalar sağa sola saçılmış.
Rıfkı telaşla:
“Saçılanı seç, seçtiğini sırala, sıraladığını sıkıştır, sıkıştırdığını şaşırmadan çarka geçir! Çarkı çevir, çevirdiğini çıkar, çıkardığını çizme; çizdiğini gizleme, gizlediğini karıştırma, karıştırdığını geri getir!” diye bağırmış.
Cezmi gittikçe hızlanarak:
“Rıfkı çarkı çevirir, Gülşen saati sıkıştırır, Cezmi çizik camı siler; çark çevrilir, saat çalışır, zil çınlar, kepenk gıcırdar! Rıfkı şaşırırsa Gülşen karıştırır, Gülşen karıştırırsa Cezmi kızar, Cezmi kızarsa kırk küçük çark, kırk kırmızı saat, kırk gri kutu karmakarışık kalır!” demiş.
Gülşen hiç soluklanmadan devam etmiş:
“Kırk kırmızı saatin kırk küçük çarkını çıkar, çıkardığın çarkları çevir, çevirdiğin çarkları sırala, sıraladığın çarkları çizmeden sıkıştır; sıkıştırdığını çalıştır, çalıştırdığını şaşırmadan kontrol et! Saat şıkırdar, çark çıtırdar, zil çınlar, rüzgâr uğuldar; Rıfkı sıralar, Cezmi çevirir, Gülşen çalıştırır!”
Sonra üçü birden hızla söylemiş:
“Seç–sırala–sil–sıkıştır; çıkar–çevir–çalıştır–geçir; çarkı kırma, camı çizme, zili şaşırma, sözcüğü karıştırma!”